3 Eylül 2006

buluşma...

bu tanıdık kokuyu özlemişti.. bütün vücudunun her santimi sarmalanırken derinlerdeki görüntüler su yüzüne çıkıverdi.. o odayı görmeyi sona saklamıştı çünkü biliyordu.. dayanamayacağını biliyordu.. ilk önce evin diğer odalarını dolaşıp dokunmalıydı, hissetmeliydi ki ayrıntıları gözden kaçırmasındı..
her şey olduğu gibi duruyordu.. sadece toz kaplamıştı her yeri ve geçen yılların o günlerin hatıralarını bulanıklaştırması gibi dokunulan her yerin parlamasıyla hatıralarda teker teker ışıldıyordu zihninde..
ilk anda giremedi o kapıdan içeri.. neler yaşamamıştı ki bu kapının ardında.. yıllar sonra buraya geleceğini hem de bu şekilde olacağını düşünebilir miydi.. elini kapıyı açmak için uzatmıştı ki duyduğu sesle heyecandan bacakları çözülmüştü.. bu ev hep bu heyecan çözülmeleriyle dolup taşmıyor muydu zaten yıllar öncesinde de..
arkasına dönüp bakamıyordu bir türlü.. kalakalmıştı kapının önünde.. ve birden o tanıdık sıcaklık belirmişti boynunda içten bir merhabayla.. nasılda özlemişti onu.. bu kadar uzun bir süre nasıl dayanmıştı onsuzluğa, sıcaksızlığına.. herşey ilk günkü gibiydi.. nasıl değişmemişti.. nasıl aynı kalabilmişti dokunuşları, öpüşleri, sevişmeleri.. kısa ayrılıklarındaki gibi birbirlerine merhabaları bile aynı olmuştu: beyazlar içinde.. hiç söze gerek yoktu zaten.. konuşmalarını sevişme anına saklamıştı.. ki bu delirtirdi onu.. onu delirttikçe o daha da delirir herşey akıl almaz bir zevk ve hızla birbirine karışırdı.. nefesler, inlemeler, çığlıklar, kahkahalar.. herşey silinirdi dünyalarından sadece bunlar ve terden bir olmuş vücutları kalırdı geriye..

3 yorum:

SoSo dedi ki...

Ne oluyor yavru jan anlamadım....
Buluşmuşsun....
Sen gelsene bir an önce bu yana :))

asuahua dedi ki...

ne buluşması..anlaşılmıcak bişi yok..öylesine bi yazı işte..

SoSo dedi ki...

Peki....