16 Aralık 2008

ve bir gece, ansızın..

dönem başında beri herşeyi tekrar tekrar yapmaktan bunaldım..ne zaman düzene girecek..sıkıldım..şişe bitmek üzere ama hiçbir şey daha tam olarak bitmedi..tablo oluşturmaktan nefret ediyorum..word'u kullanmaktan nefret ediyorum ve backspace tuşum word'de çalışmıyor..bu ne lahana turşusudur arkadaş..şarap bir yandan, sobanın sıcağı bir yandan..dışarısı bembeyaz ben burda nelerle uğraşıyorum..yeteeeeeeeeeeerr..hahahahahahahahahah..çocuklarımın kullanmadığı, belkide kullanmasını bilmediği boya kalemlerini kullanmaktan sıkıldım..görsel sanatlar dersimi elimden alan sisteme lanet olsun..oofff, ne diyorum ben..bilmem..sosyal kulüplerden nefret ediyorum..burda, hiçbir şeyin doğru düzgün olmadığı bu yerde sosyal kulüp ne işe yarar allah aşkına..ne sosyalliği, ne kulübü..bu ne saçma bir düzendir..ahahahahahahaa..yaşasın kötülük..öğrenmesin kardeşim hiç kimse, bir şey bile..karşıyım ben..(off çok pis korktum soba patladı..aahahhahahah)..daha önce nasıl yaşıyorlarsa öyle yaşasın gitsin insanlar..niye rahatlarını bozuyoruz..ne gerek var..sanki bir faydası mı olmuş daha önce..değişen bir şey yok..yalan..hem de çok büyük yalan..değişmeyen tek şey değişimdir..yalan, vallahi yalan..eehhhh, yeter beeeeeeeee..ahahahahahahaha..

15 Aralık 2008

herşeyde var bir hıyar..


diye başladı bütün hikaye..ama nedense ne kelimeler ilerledi gün içinde ne de zaman..sonra dağdan bir kız geldi döne döne, kaydı gitti kafam..hatunun özü tercüman oldu bana, açıldı birden masanın üstündeki yaşam..kırk gün kırk gece sürdü hiçbir şeye aldırmadan..sonra başladı yine burda üç kare karala, şurda iki kare diye diye diye diye..akrebi şaşmış saatin dişlerinin arasında bulup kendimi, kokladım ellerimin isini..

işte böyle başladı herşey..var bir hıyar diye..buzdolabında pörsümüş öyle..belki olurum cacık diye..koca bir tabak kuru fasülyenin yanında geğirte geğirte sevgiyle..