19 Ağustos 2006

sevişgen sancılar...

aynı yolun yolcularıyız..ve sana neden deli demiyim ki bu sebepten ötürü..
yanımda şimdi bebek gibi yatıyor bembeyaz çarşaf içinde..biraz zifaf gecesi çekingenliği var..masum..ama kendi içinde ne kopuşlar ne delirmeler..göz kapaklarının titreşimlerinden belli..hafifçe aralıyor gözlerini..öyle sırıtıyor bana..e, hadi ne zaman başlıcaz diye..bende bekle diyorum..seni içime kabul edebilmem için önce güzelliğini görmem gerek..görmeden yapamam ben..ilk önce bakmam, görmem, seyretmem gerek..sonra dokunmam gerek..o pürüzsüz bembeyaz tene..güneş görmemiş..koklamalıyım ardından..burun deliklerinden en ince kıvrımlara kadar ulaşmalı kokun..çarşaftan da beyaz, gelin misali..kuğu gibi..kıvrım kıvrım hatları..deli bir labirent..içinde kaybolunası..dolaşıyorsun dolaşıyorsun bir yere varamıyorsun..sürekli bir sonsuzluk..devam..devam..devam..sonu yok..döne döne..ama asla bir işkence çıldırış değil..şu an değil..en tepelerdeki bembeyaz bakir karlar gibi..ayak basılmamış..ayak bastıkça deliriyorsun..karın ayaklarının altında çıkardığı sesi en içinde duyuyorsun..ama duurrr, aceleye gerek yok..daha var ona..sakin sakin..sindire dindire..sindirile dindirile..nihayetinde alevin kızılından dumanın grisine doğru tadına varmalıyım..bekle diyorum bekle ki daha bir arzu dolu olsun..
dolanıyorum durmadan..akışkanlaştım yine..civa misali..gel git aklımla..bir oyunun üstündeyim..silahım zar..bende kırmızı bir piyon..silahımı kaldırıyorum ve ilk darbe..ilerliyorum 5..ne diyor orda..çok hızlı gittin biraz yavaşla..yavaşlıyorsun sen de mecburen..slow motion film karelerinde başrol oyuncusu olmuşsun birden..bir western filminde..yanda da devasa kanyonlar..birkaç tane de kaktüs iliştirilmiş köşelere en irisinden..dikenler ha battı ha batacak..tepende akbabalar..başının üstünde parlak bir hale gibi..sonra birden bir merdiven çıkıyor karşına..ne ayaklarını görebiliosun ne de ulaştığı yeri..önce anlam veremiyorsun bakıyorsun öylece..sonra tırmanmaya başlıyorsun..tırmalamaya..ama nereye kadar belli değil..hiç olmamış zaten..durup bakıyorsun şöyle bir etrafa..manzarayı seyrediyorsun büyülenerek..alabildiğine sarı..rüzgarın izi var kumlarda..salına salına..kendinden geçiyorsun ve bırakıyorsun boşluğa kendini..bıraktığını zannediyorsun..o hala yanında sırıtıyor sana kan ter içinde..gözlerini gözlerine dikmiş..sen seyrederken onu, seyrediyormuş o seni.
hadi diyor..çak şu çakmağı....